TLAXCALA تلاكسكالا Τλαξκάλα Тлакскала la red internacional de traductores por la diversidad lingüística le réseau international des traducteurs pour la diversité linguistique the international network of translators for linguistic diversity الشبكة العالمية للمترجمين من اجل التنويع اللغوي das internationale Übersetzernetzwerk für sprachliche Vielfalt a rede internacional de tradutores pela diversidade linguística la rete internazionale di traduttori per la diversità linguistica la xarxa internacional dels traductors per a la diversitat lingüística översättarnas internationella nätverk för språklig mångfald شبکه بین المللی مترجمین خواهان حفظ تنوع گویش το διεθνής δίκτυο των μεταφραστών για τη γλωσσική ποικιλία международная сеть переводчиков языкового разнообразия Aẓeḍḍa n yemsuqqlen i lmend n uṭṭuqqet n yilsawen dilsel çeşitlilik için uluslararası çevirmen ağı la internacia reto de tradukistoj por la lingva diverso

 24/03/2017 Tlaxcala, the international network of translators for linguistic diversity Tlaxcala's Manifesto  
English  
 UNIVERSAL ISSUES 
UNIVERSAL ISSUES / Sınır Tanımayan Doktorlar AB üye ülke ve kuruluşlarından fon almama kararı aldı
Date of publication at Tlaxcala: 17/06/2016
Original: “EU States’ dangerous approach to migration places asylum in jeopardy worldwideˮ
MSF to no longer take funds from EU Member States and institutions

Translations available: Français  Español  عربي  Deutsch  Ελληνικά  Svenska  Português  Italiano  فارسی 

Sınır Tanımayan Doktorlar AB üye ülke ve kuruluşlarından fon almama kararı aldı

Médecins sans Frontières

 

Brüksel, 17 Haziran 2016 – Uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), bugün düzenlenen basın toplantısında bundan böyle Avrupa Birliği (AB) ve Üye Devletleri'nin sunduğu maddi kaynaklardan faydalanmayacağını açıkladı. AB devletlerinin uyguladığı caydırıcı göç politikalarına ve yardıma ihtiyacı olan insanları Avrupa kıyılarından uzaklaştırma girişimlerine karşı bir tepki olarak alınan bu karar, hemen yürürlüğe girecek ve MSF’nin dünya çapındaki tüm projelerinde uygulanmaya başlanacak.

MSF_Yunanistan_SamosAvrupa hükümetlerinin bir başarı olarak değerlendirdiği AB - Türkiye anlaşmasından üç ay sonra korunma ihtiyacı olan kişiler, sözkonusu anlaşmanın yol açtığı gerçek insani sonuçları daha iyi anladılar. Aralarında reşit olmayan yüzlerce refakatsız çocuğun da bulunduğu 8 binden fazla kişi, AB - Türkiye anlaşmasının doğrudan bir sonucu olarak Yunan adalarında mahsur kaldı. Bu insanlar, kalabalık kamplarda bazen aylarca vahim koşullar altında yaşadılar. Şu anda da toplu geri gönderilmelere karşı tek savunmaları olan temel yasal yardımdan yoksun kaldıkları için, Türkiye'ye zorla gönderilme endişesiyle karşı karşıyalar. Avrupa’nın kapalı kapılar ardında haklarında yasa çıkardıkları bu ailelerin çoğu, Suriye, Irak ve Afganistan'daki çatışmalardan kaçan kişilerden oluşuyor.

AB devletleri sığınma kavramını riske atıyor

Basın toplantısında açıklama yapan MSF Uluslararası Genel Sekreteri Jerome Oberreit, “Sınır Tanımayan Doktorlar olarak, Avrupa’nın caydırıcılık temelli göç politikalarını ve utanç verici uygulamalarını her fırsatta dile getirdik.

Bugün Avrupa'nın mültecilere sunduğu tek teklif, bu insanların umutsuzca kaçtıkları ülkelerde kalmaları mı? Avrupa bu söylem ve politikalarla bir kez daha temel endişesinin, mültecileri kendi sınırlarından uzaklaştırmak olduğunu kanıtladı” dedi.

Ticari ve kalkınma yardımları kesilebilir

Avrupa Komisyonu, geçen hafta AB - Türkiye anlaşmasında izlenen mantığı Afrika ve Orta Doğu'daki 16'dan fazla ülkeye uyarlamak için yeni bir öneri sundu. Bu anlaşmalar, Avrupa'ya göçü engellemeyen veya zorunlu geri göndermeleri kolaylaştırmayan ülkelere, ticari ve kalkınma yardımlarını kesmeyi öngörüyor. Sözkonusu kurallara uyan ülkeleri ise ödüllendirmeyi hedefliyor. Bu potansiyel partner ülkeler arasında, dünyanın en çok göç veren ilk 10 ülkesinden dördü olan Somali, Eritre, Sudan ve Afganistan yer alıyor.

AB – Türkiye anlaşması Kenya gibi pek çok ülke için emsal teşkil ediyor

AB - Türkiye anlaşması, mültecilere ev sahipliği yapan diğer ülkeler için tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. Bu anlaşma, zorla yerlerinden edilmiş kişilerle ilgilenmenin “isteğe bağlı” olabileceğini ve iltica hakkı sağlama haricinde herhangi bir çözüm yolunun “satın alınabileceğine” dair dünyaya bir mesaj gönderiyor.

Kenya hükümetinin geçen ay dünyanın en büyük mülteci kampı olan Dabaab'ı kapatma ve kamp sakinlerini Somali'ye geri gönderme kararını haklı göstermek için Avrupa'nın göç politikasına atıfta bulunduğunu hatırlatan Oberreit, AB – Türkiye anlaşmasının aynı zamanda, halihazırda milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Suriye çevresindeki ülkeleri, mültecilere sınırlarını açma konusunda hiçbir teşvikte bulunmadığını aktardı ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa’nın göç yönetimi ve kontrolünü başka ülkelere devretme girişimi, Suriye’ye dönüş yolu boyunca uzanan kapalı sınırlarla her geçen gün dünya çapında domino etkisi yapıyor. İnsanların geri dönecek bir yeri kalmıyor.

İnsani yardım araç haline getirilemez

AB - Türkiye anlaşmasının mali paketinin bir trilyon avro olan kısmı insani yardıma yönelik desteği içeriyor. Kuşkusuz, üç milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'de bu tür bir maddi yardıma ihtiyaç var. Fakat bu yardım, ihtiyaçların giderilmesinden çok, sınırların denetimi ve kontrolü karşılığında bir ödül olarak müzakere edilmiş durumda.

İnsani yardımın bu tür bir vaat ile bir araç haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Oberreit, basın toplantısını şu sözlerle noktaladı:"Dünya kamuoyuna ‘insani çözümler’ olarak tanıtılan caydırıcılık politikaları, güvenlik, sığınma ve korunma ihtiyacı olan insanların acılarını daha da şiddetlendiriyor. Bu politikalarda insani yardıma dair hiçbir iz yok. Bunlar norm olarak kabul edilemez ve eleştirilmelidir" dedi.

Oberreit, "Sınır Tanımayan Doktorlar, bu derece zarar verici politikaları benimseyen kurum ve hükümetlerin fonlarından faydalanmayacak. Avrupa hükümetlerini önceliklerini değiştirmeye davet ediyoruz. AB devletleri, geri göndermeye tabi olacak kişilerin sayılarını arttırmak yerine, ev sahipliği yapacakları ve koruyacakları kişilerin sayılarını en üst seviyeye çekmelidir" diye sözlerini tamamladı.

Notlar

* BMMYK 2015 Yarıyılı Eğilimler Raporu online erişim adresi: http://www.unhcr.org/statistics/unhcrstats/56701b969/mid-year-trends-june-2015.html

Sınır Tanımayan Doktorlar, 2002 yılından bu yana, Akdeniz üzerinden Avrupa'ya geçen kişilere yardım sağlıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar'a mensup sağlık çalışanları, sadece son 18 ayda, Avrupa'da ve Akdeniz'de, yaklaşık 200.000 erkek, kadın ve çocuğun tedavisini üstlendi. MSF halihazırda Yunanistan, Suriye, Fransa, İtalya ve Akdeniz'in yanı sıra Afrika, Asya ve Orta Doğu'da bulunan ülkelerde mülteci ve göçmenleri tedavi etmektedir.

 Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetleri büyük oranda (%92) bireysel bağışlar yoluyla finanse edilmektedir. Ancak  kuruluş, kurumsal donörler ile özel programlar için bazı maddi ortaklıklara katılmaktadır. 2015 yılında, AB kurumlarından 19 milyon avroluk bir finansman sağlanmış, üye Devletler'den ise 37 milyon avro fon elde edilmiştir.  MSF ayrıca Norveç Hükümeti'den 6,8 milyon avroluk bir fon kullanmıştır. 2016 yılında, Sınır Tanımayan Doktorlar, Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Bürosunun (ECHO) yanı sıra, Belçika, Danimarka, Almanya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık olmak üzere dokuz Avrupa Birliği Üye Devleti ile de ortaklıklara katılmıştır.





Courtesy of Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF)
Source: http://www.msf.org/en/article/20160617-eu-states%E2%80%99-dangerous-approach-migration-places-asylum-jeopardy-worldwide
Publication date of original article: 17/06/2016
URL of this page : http://www.tlaxcala-int.org/article.asp?reference=18163

 

Tags: Sınır Tanımayan Doktorlar AB FonlarıAvrupa BirliğiMülteciler ve göçmenlerinTürkiye-AB anlaşması
 

 
Print this page
Print this page
Send this page
Send this page


 All Tlaxcala pages are protected under Copyleft.